Yılbaşın Gecesi Kızlığım Bozuldu

Neredeyse her gün girdiğim bu porno hikayesi sitesine bir gün hikaye yazmak için gireceğimi inanır mısınız hiç düşünmemiştim ama sizlere 2016 yılbaşı akşamı fazla alkol yüzünden bozdurduğum ve bozulurken bakire olduğumun aklıma bile gelmediği olaydan söz edeceğim. Bu biraz saçma gelebilir ama alkol insanı insanlıktan çıkartıyor resmen. Alkolün yüzünden o kadar kendimden geçmiştim ki şuan anlatacağım hikaye de bile olan bitenin tamamını net bir şekilde hatırlayamadığım için arada kopukluklar olabilir, olaydan olaya atlaya bilirim kusuruma bakmayın :).

Sözünü ettiğim gün bildiğiniz üzere dün geceydi. Yani 31 Aralık 2015 gecesinden, 2016’nın ilk saatlerinden söz ediyorum. Yalnız konuya biraz fazla hızlı giriş yaptım sanırım, kendimi tanıtmayı unuttum :(. Benim adım Firuze, tıpkı Sezen Aksu’nun şarkısında ki gibi yani :). İsmim tamamen gerçektir bunuda belirtmek istiyorum, fantazi olsun diye yazmıyorum yani. Ayrıca elimden geldiği kadar yazacaklarımda gerçek isimler ve yerler kullanmak istiyorum. Çevremden bu yazacağım hikaye yi okuyacak ve beni tanıyacak birilerinin olacağını zannetmiyorum. Dediğim gibi benim adım Firuze, yaşım 26 ve Çorum’da Hitit üniversitesi, mühendislik fakültesi mezunuyum. Okuldan mezun olduktan bir iki ay kadar sonra amcamın şirketinde işe başladım. Gerek üniversite zamanında, gerekse iş hayatım boyunca ki iş hayatım henüz bir-iki yıl kadar oluyor. Bir kaç tane erkek arkadaşım oldu ama ciddi düşünüyor bile olsak cinsel ilişkiye girmedik.

Bu konularda biraz tutarlu davranırım, yani kafamın iyi olmasından dolayı bekaretimi kaybetmemiş olsam evlenmeden önce kesinlikle ilişkiye girmezdim. O gün, yani 31 Aralık 2015 günü iş yerinde ki Kemal isimli meslektaşım akşam bir planımın olup olmadığını sordu. O sorana kadar akşam yılbaşı olduğunu aklımdan tamamen çıkartmışım, farkında değildim. Sorunca hatırladım ve her hangi bir planımın olmadığını sordum. Kemal dediğim arkadaşta ben işe girdikten sonra ki geçen her gün bana olan ilgisini açık açık belli eden ve benimle duygusal bir bağ kurmak için elinden geleni yapan tiplerden biriydi. Bir yıla aşkın süredir bu iş yerindeyim ve bir yıldır ilgisi devam ediyordu lakin ben esmer erkeklerden hoşlanmadığım için tipil olmadığını düşünerek ona olumlu bir şey söylemiyor, ilgisine karşılık vermiyordum. O geceki planında eğlenmek vardı sadece üstelik bu yılbaşı gecesine dahil olan kişi sadece o ve ben değildik. Kemal organize etmişti geceyi lakin iş yerinden bizimle beraber 6 kişi daha vardı.

Durum böyle olunca evde bizimkilerle baş başa oturmaktansa bir farklılık olsun dedim ve Kemal’in teklifini kabul ederek yılbaşı gecesi saat on gibi eğlencenin düzenlendiği bar’a geleceğimi söyledim. İşten saat 6 gibi çıkıp eve geçtim ve o günlük çalışmalarımı, raporları falan evde ki bilgisayarıma girmek için bilgisayar başına geçtim. Bu benim her gün yaptığım işlerden biridir ve genelde 2 saat kadar bilgisayar başında kalmam gerekiyor, bu işler için. Hem biraz iş hemde dediğim gibi hikaye okuma alışkanlığımdan dolayı bir kaç porno hikaye sitesinde zaman geçireyim derken saat 10’a gelmişti. Bu arada sizin için bilemiyorum bir kızın porno hikaye okuması ne derece sıradan ama sadece ben değil, benim çevremde çok samimi olduğum iki kız arkadaşım daha var ama onlar benim gibi hikaye değil genelde video izlemesini daha çok severler :). Neyse saate baktığımda evden şuan çıkmış olsam bile geç kalacağımı fark ettim.

Madem geç kalacağım diyerek bilgisayar başında yarım saat kadar daha zaman geçirdim ve en sonunda saat 10’u geçerken Kemal beni aradı, neden gelmiyorsun falan diye sormak için. O an ne bileyim pek isteğim yoktu açıkçası, bilgisayar başında oturmak birden daha cazip gelmişti. Yani her gün yaptığım işler bunlar da yinede hazırlan, bar’a git, o kadar yolu çek falan ne bileyim biraz sıkıcı geldi o an. Telefonda “gelmesem, kim gelecek şimdi ta oraya, o kadar yolu kim çekecek” gibisinden mazeretler söylerken Kemal bana “evin önündeyim, hadi senin için geldim, acele et saat 12 olmadan bar’da olalım tekrar” dedi. Önce şaşırdım biraz ve acaba cidden geldi mi diye düşünerek pencerenin önüne geçip aşağı yola bakındım. Dediği gibi gerçekten arabasıyla gelmişti beni almaya. O kadar yolu benim için geldiği için daha fazla mazeretin yersiz olacağını düşünerek “tamam o zaman onbeş dakikaya kadar geliyorum” dedim ve hazırlanarak çıktım.

Bu arada o kadar yol dediğim yer, yani gece için buluşacağımız bar hemen hemen bir saat kadar sürüyordu, üstelik şahsi araç ile gitmesi bir saat kadar sürüyor. Öte yandan o gece yılbaşı gecesi olduğu için İstabul’un trafiğini siz düşünün. İstanbul’da yaşamanıza gerek yok bu trafiği düşünmek için, az çok biliyosunuzdur zaten ne kadar yaşanması zor bir şehir olduğunu. Dediğim gibi 15 dakika kadar hazırlık sonrasında Kemal’in yanına indim ve acele ile arabaya binerek yola çıktık. Evden çıkarken giydiğim kırmızı askılı elbisemi arabaya binince gece için biraz iddealı diye düşünmeye başlamıştım ki tam o sırada Kemal “gerçekten çok şık olmuşsun, çok güzelsin” deyince “iyi bari, düşündüğüm kadar değilmiş sanırım” dedim kendi kendime. Elbisem dizlerimin altına kadar uzanan, alev kırmızısı ve askılı bir elbise. Dışarı her ne kadar soğuk olsada kapalı mekan olacağı için biraz açık giyinmiştim. Elbisemin altından külot ve sütyenimi giymiştim tabi ama çorap giymemiştim.

Araba oturduğumda da haliyle biraz toplandığı için bacaklarım kısmen açığa çıkmıştı. Yani elbise dizlerimin altına kadar uzun ama arabaya geçince dizüstü elbise gibi görünüyordu. Bakmayın Kemal’de yol boyu bacaklarımı izledi her fırsatta, onu fark etmediğimi zannediyor ama bana bakmaktan yola konsantre olamaması komiğime gitmişti. Gülmemek için kendimi zo tuttum yolculuk bitene kadar. Derken sonunda saat 12’ye hemen hemen 15-20 dakika kadar kala bar’a giriş yaptık biz. İçeri girdiğimde dışarıdan daha sakin olduğunu gördüm ve biraz rahatladım yalan yok. Dışarısı o kadar kalabalıktı ki, aracı park ettikten sonra insanlardan dolayı yürümekte güçlük çekiyorduk. Zaten o kalabalıkta bir kaç kişinin kalçama dokunduğunu da hissetmedim değil ama yapacak birşey yoktu. Sadece elimden geldiği kadar kalçamı ellerimle kapatıp kalabalığın içerisinde çıkmaya çalıştım.

Sonunda da kazasız belasız bar’dan içeri girince ve içerinin dışarıdan daha sakin olduğunu görünce derin bir oh çektim. Tabi sakin derken öyle aklınıza kelimenin tam anlamı ile sakin bir bar gelmesin. Sonuçta girdiğim yer bir bar’dı ve gece yılbaşı gecesiydi. Ona göre aklınızda bir sakinlik düşünün, fazla abartmayın yani :). Bizim oturacağımız yerler daha öncesinden ayrıldığı için ve Kemal hariç diğer arkadaşlarında zaten masada oldukları için oturacak yer bulma konusunda zorluk çekmedik. Masaya oturduğumuzda Kemal “eee bizde arkadaşlara yetişmeliyiz, hadi hadi içelim bakalım” diyerek elime bir bardak tutuşturdu. İçinde ne olduğunu bilmediğim bir içki vardı. Alkolle fazla aram olmadığı için ne olduğunu bilmeden bardaktakini içmeye başladım. O kadar sertti ki, bir yudumda içemedim ve Kemal’e “bu ne ya böyle, bira falan yok mu daha hafif olur” diyerek bardağı bırakmak istedim.

Kemal ise “bak Firuze, herkes içiyor ya hadi oyun bozanlık yapma” diyerek bırakmak üzere olduğum bardağı tekrar tutturdu ve içirmeye başladı. Zaten ilk iki kadehten sonra içtiğim şeyin o kadar da etkisini görmüyordum. Yani hafif hafif sarhoş olmaya başlamıştım ve zannediyorum ki 4’üncü kadehten sonra bir kaç kadeh daha içtim ama onları su niyetine içiyordum sanki. Yılbaşı olduğunda, 2016’ya girdiğimizde benim kafam öyle gitmişti ki arada bir tuvalete gitmek için ayağa kaktığımda yerimde duramıyordum. İki defa tuvalet için ayaklandım ama ikisinde de tekrar oturmak zorunda kaldım. İkincisinde Kemal fark etti durumu ve “gel yardım edeyim” diyerek koluma girip tuvalete götürdü. İçeri girdiğimde ayıptır söylemesi on dakikadan daha fazla kaldım. Kemal dışarıdan bana sesleniyordu ama ben bir türlü işimi bitiripte çıkamamıştım. Sonunda Kemal başıma birşey geldiğini, düşüp kaldığımı falan zannederek tuvaletin kapısını açtı.

Zaten kilitlemediğim için tek iteklemede başın içeri sokuverdi. Bende tam o sırada kalkmak üzereydim zaten ama Kemal başını tuvaletten içeri sokunca elbisemi yukarı kaldırmış, külotumuda dizlerimin üzerine kadar indirmiş bir halde yakalanmıştım. Ara ara dönen başım, ayakta durmakta güçlük çeken bedenimle zar zor da olsa Kemal’e doğru baktım ve dışarı çıkmasını söyledim. Kemal ise benim kadar olmasada yine sarhoş bir durumda gözlerini resmen vajinamın üzerine dikmiş bir şekilde izlemeye başlamıştı. Ben “çık dışarı geliyorum” desemde bunu iki üç kez tekrarlattı bana ve sonunda da dışarı çıkıp, yani başını tuvaletten çıkartıp tekrar kapının önünde beklemeye başladı. Elimi yüzümü falan yıkadım ve tuvaletten çıktım ama ayakta duramıyordum. Yinede içtiğim alkolü, inanın şuan bile bilmiyorum ne olduğunu ama o an tuvaletten çıkar çıkmaz canım tekrar içmek istemişti.

Kemal’e “o içtiğimiz içkiten bir kaç kadeh daha içelim mi” diye sordum. O da bana “tabi ama istersen başka bir yere geçelim, geceyi burada bitirmeyelim” dedi. O kafayla ne dese yapardım, itiraz etmedim ve “tamam nereye istersen gidelim” dedim ve arkadaşlarla vedalaşarak Kemal ile baş başa bulunduğumuz bar’dan çıktık. Kemal bana yolda “dışarı çok kalabalık, istersen daha sakin bir yere geçelim, istersende yine böyle kalabalık bir yere gidebiliriz” dedi. İnsanlar o kadar sıkıyordu ki beni, yürüyecek yerin olmaması ve kafamın sarhoş olması yüzünden biran evvel sessizlik ve sakinlik istiyordum. Bu nedenle Kemal’e “olabildiğince sakin bir yere geçelim” dedim. Tekrar otopark’a geçip arabayı aldıktan sonra o an nereye gittiğimizi bilmediğim bir yolculuğa başladık. Yaklaşık yarım saat kadardı sanırım, tam olarak zaman kavramımda yoktu ama zannediyorum ki yarım saat kadardı, Kemal bir yerde durdu ve büfe gibi bir yerden bir kaç şişe daha içki alıp geldi.

Durduğu yerin neresi olduğunu, hangi semt olduğunu o anda da bilemyiordum şimdi de bilmiyorum. İçkileri alıp geldiğinde “gittiğimiz yerde içki servisi yok o yüzden kendimiz götürmeliyiz” gibi birşeyler söyledi. Bende “o içtiklermizden alsaydın bari” dedim. Kemal’de gülümseyerek “tabi tabi, onlardan aldım zaten” dedi ve tekrar yola koyulduk. O durakladığımız yerden hareket eder etmez kısmen sızmışım, yani yolculuğu ara ara hatırlıyorum ama tam olarak kendime geldiğimde Kemal kolumdan dürterek beni uyandırmaya çalışıyordu. Gözlerimi araladığımda da Kemal’i başımda gördüm. Beni arabadan çıkarttığında geldiğimiz yer o kadar sessiz, sakin bir yerdi ki. Yani şehir merkezi olmadığını anlamıştım, daha çok bir site içiydi. Yine insanlar vardı, ışıklar yanıyordu, yani etraf kapkaranlık değildi ama o kalabalıktan ve gürültüden sonra gerçekten çok sakin bir yere gelmiştik.

Araçtan inip eve doğru ilerlerken “nereye geldik” diye sordum. Yanlış olmasın arkadaşın evi mi dedi yoksa annemin evi mi dedi tam hatırlayamıyorum. İki katlı dubleks bir eve girdik. İçeride kimse yoktu, zaten kapıyı Kemal anahtarı ile açtı ve içeri geçtik. Işıkları yaktıktan sonra ikinci katın balkonuna çıkıp balonda ki koltuklara oturduk. Isıtıcıları açtık ve hayal meyal hatırladığım kadarıyla çok güzel bir manzaraya karşı içme işlemine balonda devam ettik. Yalnız o şişelerde ki içkileri içmeye başladıktan bir dakika kadar sonra altımda külotumun olmadığını fark ettim. Alttan alttan soğuk gelince iç çamaşırsız oturduğumu fark etmiştim ve elimle şöyle bir yokladığımda da olmadığına emin oldum. Kemal’e dönerek “benim iç çamaşırım nerede ya” diye sordum. Önce ne demek istediğimi anlamadı ama ikinci kez sorduğumda kahkaha atarak “amaaan boşver, ne yapacaksın şimdi iç çamaşırını” dedi.

Kemal öyle deyince bende pek umursamadım ve içmeye devam ettim. Bir ara saatin kaç olduğunu merak etmiştim ve saati sordum, o sorduğumda 4 buçuğa geliyor demişti. Saatin o kadar geç olduğunu fark etmemiştim ve bizimkilere hiç haber dahi etmemiştim. Hemen panik içerisinde cep telefonumu alıp evi aramak üzere numarayı çevirdim. Kemal telefonu elimden alarak “nereyi arıyorsun” diye sordu, bende “bizimkileri aramam lazım, haberleri yoktu ki bu kadar geç geleceğimden” dedim. Kemal “sen rahat ol, ben barda iken aradım ve geç geleceğini söyledim” dedi. Bunun üzerine “beni sormadılar mı, neden benim aramadığımı falan sormadılar mı” diye sordum, o da “sordular, bende tuvalette olduğunu söyledim, ya sen rahat ol ben ayarlarım herşeyi” dedi. Bende madem öyle dedim kendi kendime rahat rahat içmeye devam ettim ama artık bünyem daha fazla alkolü kaldırıyordu.

Gözlerimin kendi kendine kapanmaya başladığını hatırlıyorum. O halde bile bir süre daha balkonda içmeye devam ettik. Üstelik ısıtıcıların açık olması ve yüzüme yüzüme sıcaklığın vurmasıda uykumu getirmişti. Kemal benim gözlerimin kapandığını fark etince “artık uyusak mı ne dersin, zaten sen sızmak üzeresin” dedi ve kolumdan tutarak beni odalardan birine sokup yatağa yatırdı. Kendimi yatağın üzerine atınca dünya o kadar hızlı dönüyordu ki birden midem bulandı ve kusacağımı hissettim. Yataktan hemen fırlayarak “tuvalet ne tarafta” diye sordum. Elimden tutarak tuvalete götürdü ve bir kaç dakika da evin tuvaletinde kaldım. Midem o kadar bulanıyordu ki tuvalette kaldığım o bir kaç dakika boyunca ara ara sürekli kusmaya devam ettim. Kustuktan sonra biraz açılırım diye düşünmüştüm ama hiç banamısın demedi. Tuvalette işimi bitirdikten sonra tekrar yatağıma döndüm ve işe ne olduysa o an başladı.

Kemal beni yatağa yatırınca “dur ben sana gecelik falan bulayım” dedi ve odanın bir yerinden bi eşofman getirdi. Sadece alt veya üst değil, tam bir eşofman takımıydı. Onu giymemi istedi ama hiç giyesim olmadığı için aldım, yanıma koydum ve “tamam ben giyerim bunları” diyerek gözlerimi kapadım. Kemal “olmak öyle şey, sızıp gideceksin, giy şunları rahat uyu” dedi ve elbisemi çıkartmaya başladı. Altımda külotumun olmadığını hiç hatırlamıyordum bile. Kemal üzerimdeki elbisei çıkarttığında karşısında sadece sütyenle kalakalmıştım ve öyle hemenf ark etmedim bunu. Eşofmanın altını giydirmeye çalışırken bir ara vajinamın üzerinde bir şeyler hissettim. Gözlerimi araladığımda Kemal eşofmanı dizlerimin üzerine kadar çekmiş ama orada bırakarak vajinamı parmaklarıyla okşamaya başlamıştı. Ellerimle veya vücudumla karşı koyamasamda konuşarak “ne yapıyorsun, yapma bırak beni” gibi şeyler söylemeye başladım.

Tabi Kemal beni hiç dinlemiyordu bile, parmaklarını vajinamın üzerinde gezdirmeye devam ediyordu. O kadar sarhoş olmam rağmen kısa sürede Kemal’in parmakları beni tahrik etmeye başladı. Artık konuşarak beni bırakmasını istemek yerine derinden derinden inlemeye başlamıştım. Parmaklarını vajinamda hissettiğim her saniye biraz daha azıyor ve artık sonunda da içime girmesini arzuluyordum. Bakire olduğumu, daha önce hiç ilişki yaşamadığımı o an düşünmüyordum bile. Düşündüğüm tek şey biran önce Kemal’in içime girmesiydi. Tam olarak kaç dakika parmaklarını kullandı bilmiyorum ama sonunda elini tutarak üzerime doğru çektim ve “hadi sok artık” diyerek içime girmesini istedim. Kemal “tamam bir dakika” dedi ve bu defa bacaklarımın arasına başını sokarak vajinamı yalamaya başladı. Dilini vajinamda hissettiğimde iniltilerimin de şiddeti artmıştı. Odanın küçüklüğünden midir nedir ama iniltilerimi öyle net bir şekilde duyuyordum ki sanki ben değil yanımda başka biri inliyordu.

Bu iniltiler yüzünden hayallerden hayallere dalıyor, sanki onca okuduğum sex hikayelerinin içerisinde zannediyordum kendimi. Gerçekten sarhoş kafayla sex yapmak, normalken sex yapmaktan çok farklı birşey olsa gerek çünkü yaşadığım şey normal değildi. Üstelik vajinamı yalayan kişinin Kemal olmasına rağmen sık sık başkalarının olduğunu zannediyordum. Sürekli iş yerinden başka başka kişiler aklıma geliyordu ve gözlerimi açarak acaba Kemal mi yoksa başka birimi diye bakıyordum. Yani tamam daha önce sex yapmamış biri olabilirim ama yaşadığım bu durumun sarhoş sex yapmaktan dolayı olduğunu o an olmasada şuan fark ediyorum. Kemal uzunca bir süre vajinamı yalamaya devam etti. Yalarken bir kaç defa parmağının içime girdiğini bile hissettim ama bakire olduğum o anda bile aklıma gelmedi. Aklımda olan tek şey Kemal’in artık ne zaman içime girmeye karar vereceğiydi. Sabırsızlıkla onu bekliyor ve ara ara “hadi artık, hadi gel” diye mırıldanıyordum.

Sonunda Kemal “tamam geliyorum” dedikten sonra ağzını vajinamdan çekti ve elbiselerini çıkartarak çırılçıplak bir şekilde yanıma uzandı. Aleti o kadar büyüktü ki iki elimle birden tuttum ve üzerine çıkarak, yani bacaklarının üzerine oturarak aletini iki elimin arasında, avuç içimde kaydırmaya başladım. Hem kaydırıyor hemde tükürerek kayganlaştırıyordum. Sonunda bir süre oynadıktan sonra tekrar yatağa uzandım ve Kemal’i üzerime çağırdım. Bacaklarımı arayalayarak üzerime yattı, aletini eline alıp vajinamın deliğine sürttürmeye başladı. O sürttükçe ben kendimi ona doğru itekleyerek içime almaya çalışıyordum ama Kemal benim kadar aceleci değildi, neyseki de değilmiş. Eğer yeterince ıslanmamış olsam Kemal’in aletini öyle kolay kolay içime alamazdım sanırım. Bir süre vajinamın deliğinde hissettikten sonra artık ıslandığımı dokunarak değil his olarakta fark etmeye başlamıştım. Yani vajinama dokunmadan ıslandığımı içten içe hissediyordum.

Sonunda Kemal’in aletinin baş kısmını içime aldığımda, başını hissettiğimde zevkten inlemeleri bırakarak bağırmaya başladım ve sıkıca sarılarak “hadi gir artık, hepsini sok içim” diye söyeniyordum. Kemal adeta benimle oyun oynayarak ben ne kadar kendimi ona yaklaştırsam, içime almak için çabalasam oda geri çekiliyor ve kendi yavaş yavaş sokuyordu. Ne kadar soktuğunu, ne hızla soktuğunu tamamen kendi belirlemek istiyordu. Ben ise o kendini her geri çektiğinde biraz daha sıkı sarılıp yaklaşmaya devam ettim. Sonunda Kemal’in aletini komple içime aldığımda derinden bir oh çekerek “çıkartma, biraz dur” dedim. Kemal komple yerleştirdiğinde dediğimi yaptı ve sarılarak aletini içimde tuttu. Bu bir kaç saniye sürdü ama sonrasında başta yavaş yavaş olmak üzere içime girip çıkmaya başladı. Bu yavaş yavaş giriş çıkışlar her saniye biraz daha hızlanıyordu. Hiç aklıma gelmez di 2016 yılbaşı kızlığımı sarhoş bir şekilde bozduracağımı.

Üstüne üstlük alkolle o kadar aramın olmamasını düşünecek olursak sarhoş bir şekilde bekaretimi kaybetmem şuan düşünüyorum da sürprizden öte bir şey değil. Kemal beni o gece inlete inlete becerdikten sonra bir kaç defa bana tatmin olup olmadığımı sordu. Yani orgazm olduğumu öğrenmek istiyordu, zannediyorum benim orgazm olmamdan sonra oda orgazm olacaktı. Tam olarak kaç saat Kemal’in altında kaldım, kaç saat becerildim bilmiyorum ama orgazm olmaya başladığımda Kemal’in sırtına tırnaklarımı geçirdiğimi çok iyi hatırlıyorum. Zaten Kemal o şekilde orgazm olduğumu fark etti ve tırnaklarımı sırtına geçirince içime daha sert ve hızlı girip çıkmaya başladı. Orgazm olduğumda artan bu hız beni daha da kendimden geçirdi. Bir ara kalp atışım o kadar arttı, nefes alıp vermem öylesine sıklaştı ki sağlık açısından bir sorun olduğunu zannettim ama orgazm olduğum için bu sorunu pek umursamıyordum da.

Nihayetinde orgazmdan sonra kendime geldiğimde Kemal aletini içimden çıkartarak elime tutuşturdu ve ellerimin arasında iken gidip gelmeye devam etti. Tabi ben Kemal’in aletini okşayamadığım için, hatta ellerimi dahi hareket ettiremediğim için sadece aletini tuttum, o da elimin üzerinden elleriyle tutarak aletini elimin arasına sokup çıkartmaya başladı. Tam olarak durumu tarif edebilmem için elimi becerdiğini söylemem yeterli olur sanırım, ne demek istediğimi anlamış olursunuz :). Elimin arasına aletini sokup bir kaç kez girip çıktıktan sonra zaten üzerime damlayan spermlerini hissetim. Başta göğüslerimin üzerinde, ardından da çeneme kadar damlaların geldiğini hatırlıyorum. İşi bittiğinde elimi bıraktı ve aletini koluma silerek yanıma uzandı. Üzerimde Kemal’in spermleri varken sürekli banyoya gidip temizlenmeyi düşünüyodum ama oracıkta, üzerimde spermler varken sızmış kalmışım hiç farkında olmadan.

Sabah uyandığımda, yani öğleye doğru uyandığımda gözlerimi açar açmaz dün yaşananları hatırladım ve bakire olduğumu ve dün gece ne kadar ileri gitmiş olabileceğimizi düşündüm. O kadar hikaye olsun, tıbbi makaleler olsun çoğunda bakireliğin bozulduğunda vajinadan kan gelmesinin yüksek ihtimal olduğunu görmüştüm ama dünkü ilişkiden sonra ne vücudumun her hangi bir yerinde nede yatakta en ufak bir kan izi bile yoktu. Biraz düşününce ilişkinin ne kadar ileri gittiğini hatırlıyordum ama kan görmek için yatağa veya üzerime baktığımda hiç birşey göremiyordum. Sonunda emin olabilmek için Kemal’e dün gece yaşananları sordum. O sırada Kemal mutfaktaydı ve yiyecek birşeyler hazırlıyordu. Bana olayı anlattığında hayal meyah hatırladıklarımın gerçek olduğunu anladım ama ilişkiden sonra kanamamın olmamasına anlam veremedim. Gerçi sizlere bu porno hikayeyi yazmadan önce durumumu internette biraz araştırdım da nadirde olsa görülen birşeymiş.

Şimdi ise sarhoşken kızlığımı bozdurdum diye düşünüyorum ama kan gelmediği için belkide kızlık zarımda her hangi bir yırtılma yoktur diye de aklıma gelmiyor değil. Bugün yarın doktora giderek kontrol ettireceğim, sanırım kızlık zarında esneklik söz konusu olabiliyormuş. Belki de o tür bir durum benim yaşadığım, eğer öyle ise gerçekten çok sevineceğim. Daha bir gün öncesine kadar bakire olmak ama ertesi gün hiç farkında olmadan kızlığımın bozulması ister istemez ruhsal olarak normal olmayan şeyler hissettiriyor insana.

Leave a Reply